†BARTHOLOMEOS
ALLAH’IN İNAYETİYLE KONSTANTİNOPOLİS VE YENİ ROMA BAŞEPİSKOPOSU, EKÜMENİK PATRİK
KİLİSENİN TÜM CEMAATİNE DİRİLMİŞ OLAN MESİH’TEN LÜTUF, SELAMET VE
MERHAMET OLSUN
Muhterem Episkopos Kardeşlerimiz ve Rab katında evlâtlarımız,
Oruç, dua ve rikkatle Kutsal Paskalya’nın ışık saçan ve büyük bayram gününe ulaştıktan sonra, Rabbimiz ve Kurtarıcımız İsa Mesih’in, dünyayı kurtaran Dirilişini ilahîlerle övüyor ve yüceltiyoruz. Bu Diriliş, hayatın ölüm üzerindeki görkemli zaferini simgeler, tüm yaratılışı yeniler ve insan için lütuf sayesinde tanrılaşma (Theosis) yolunu açar. Mesih’in Kilisesi, Paskalya ruhunu litürjik yaşamda, Azizlerin ve İman Şehitleri’nin mücadelesinde, keşiş hayatında, İncil’in “yeryüzünün sonuna kadar” duyurulmasında, teolojide ve kilise sanatında, dünyadaki imanlıların doğru tanıklığında, sevgi ve dayanışma kültüründe ve kötülüğün tarihte belirleyici olmadığı inancında korur ve ifade eder.
Rabb’in Dirilişi, Mesih’ten gelen bir özgürlük olarak yaşanır. Bu özgürlük insanın, yaratıcı güçlerini ilhamlandırır, besler ve güçlendirir; “doğru ve saygıdeğer olan, adil ve temiz olan, sevilen ve iyi anılan”1[1] her şey için verilen iyi mücadeleyi destekler ve hepimize Diriliş’e giden yolun ayrılmaz
biçimde Çarmıh ile bağlı olduğunu hatırlatır. Çarmıh ve Diriliş’in sevinci, Tanrı halkını bu dünyanın ruhuyla özdeşleşmekten korumuş, aynı zamanda kısır bir kapanmışlıktan ve dinamizm ile umut nefesinden yoksun bir maneviyattan da muhafaza etmiştir. Biz insanlar için çarmıha gerilmiş ve dirilmiş Mesih’te imanlıların yaşamı, Hristiyan ahlâkını “zayıfların ahlâkı” olarak gören mesnetsiz anlatıları bugün de geçersiz kılar. Alçakgönüllülük, bağışlayıcılık, fedakâr sevgi, monastik yaşam, Rabb’in “kötüye karşı koymayın”2[2] sözü ve kimliğimizin özünü oluşturan diğer ilkeler bu anlatıları çürütür. Hristiyanlığın ahlâkını böyle yorumlamaktan daha yanlış bir yaklaşım yoktur. Çünkü bu ahlak, “kendi çıkarını aramayan” fedakâr sevgiye dayanır ve cesaret, yiğitlik ve varoluşsal özgünlükle iç içedir. Paskalya, “sevgiyle etkin olan”3[3] bu imanın ve özgürlüğün ilahîsidir. Bu inanç, bizim başarımız değil, lütûf ve gökten bir armağandır; Kilisenin kutsal sakramentlerinde ve komşuya hizmetin “sırrında” yaşanır. Gerçekten de “Tanrı’ya sevgi, insana nefreti asla kabul etmez.[4]”4
Mesih’in Kilisesi, “yeryüzünün tuzu”, “dünyanın ışığı”, “dağın üzerindeki şehir” ve “kandile konulan mum”5[5] olarak, zamanın işaretleri karşısında dünyada gelen lütûf ve “içimizdeki umut”6 [6]hakkında uygulamada tanıklık verir. Çarmıh ve Diriliş’in kelâmı bugün barışın, uzlaşının ve adaletin müjdesi olarak yankılanmaktadır. Savaş, nefret ve adaletsizlik temel Hristiyan ilkelerine aykırıdır. Rabb’e inananlar, bu ilkelerin gerçekleşmesi ve yerleşmesi için her gün dua eder ve çalışır. Diriliş’in ışığında savaşın kurbanları, yetimler, çocukları için yas tutan anneler ve insanın acımasızlığının izlerini bedenlerinde ve ruhlarında taşıyan herkes için Rabb’e yalvarıyoruz. “Mesih Dirildi” sözü, şiddetin ve korkunun reddi ve kınanması, barış dolu bir yaşama davettir. Savaş ağıt ve ölüm üretir. Diriliş ise, ölümü yener ve ölümsüzlüğü armağan eder.
Savaşın barbarlığını her gün gösteren görüntüler karşısında Kilisemiz, dünyanın neresinde olursa olsun, her insanın kutsallığını yüksek sesle ilân eder ve ona mutlak saygı gösterilmesi gerektiğini vurgular. Öyle ki, şu çağrıda bulunur: “Onurumuzu bilelim, özgün örneği yüceltelim, gizemin gücünü ve Mesih’in kimin için öldüğünü idrak edelim.”7[7] Rabb’in Dirilişi insanın ezeli çağrısına yeniden kavuşmasıdır. “Ebedî, başka bir hayatın ilk mahsulü” olarak yabancılaştırıcı ilişkileri iyileştirir ve “her anlayışı aşan”8[8] barışı tesis eder. Bu barış, dünyadaki uzlaşmayı ve esenliği kapsar.
Ortodoks Kilisesi’nin, Kutsal ve Büyük Sinod toplantısının onuncu yılını andığımız bu yılda, Kilisemiz şu vazifesini vurguladı: “Gerçekten barışa hizmet eden (Romalılar 14:19) her şeyi desteklemek ve adalete, kardeşliğe, gerçek özgürlüğe ve tek göksel Tanrı’nın tüm evlâtları ile insanlık ailesini oluşturan tüm halklar arasında karşılıklı sevgiye giden yolu açmak.”9[9] Κutsal Paskalya tüm manevî yaşantımızın, dindarlığımızın özüdür. Rabb’in Dirilişi bu çağda bizim de dirilişimizdir. Bu, bütün insanların ortak dirilişinin ve tüm yaratılışın yenilenmesinin örneği ve ön tadıdır. Dirilmiş Mesih’in yüzünün parlak ışığıyla aydınlanmış olarak, O’nun en kutsal adını ilahîlerle yüceltirken, barışın Hükümdarı ve “ebediyete kadar her gün bizimle olan”10 [10] Rab’den, sizlere “Mutlu Paskalyalar” diliyor; Paskalya dönemince ve hayatınızın diğer günlerinde kutlu armağanların doluluğunu temenni ediyor ve şu sevinç dolu sözleri haykırıyoruz:
“MESİH DİRİLDİ! RAB, GERÇEKTEN DİRİLDİ!”
Fener, Kutsal Paskalya 2026
†İstanbul Rum Patriği I.Bartholomeos
Dirilmiş Mesih’te hepinizin hararetli duacısı
Paskalya Bayramı’ndaki Kutsal Ayin esnasında, Kutsal İncil’den sonra okunacaktır.
_______
1. Filipililer 4:8
2. Matta 5:39
3. Galatyalılar 5:6
4. Aziz İtirafçı Maksimos, Sevgi Üzerine, PG 90, 964
5. Matta 5:13-15
6. 1. Petrus 3:15
7. Aziz Teolog Grigorios, I. Vaaz, Kutsal Paskalya Üzerine, PG 90, 397
8. Filipililer 4:7
9.Günümüz Dünyasında Ortodoks Kilisesi’nin Misyonu, III, 5 .
10.Matta 28:20

Δεν υπάρχουν σχόλια:
Δημοσίευση σχολίου